MS’TE ERKEN TANI VE TEDAVİ VURGUSU
Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selma Tekin, 30 Mayıs Dünya Multipl Skleroz Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, MS hastalığında erken tanı ve düzenli tedavinin yaşam kalitesini korumada büyük önem taşıdığını belirtti.
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selma Tekin, 30 Mayıs Dünya Multipl Skleroz (MS) Günü kapsamında yaptığı açıklamada, hastalığa yönelik farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti. MS’in merkezi sinir sistemini etkileyen kronik bir hastalık olduğunu belirten Tekin, bilimsel gelişmeler sayesinde hastalığın artık etkin şekilde yönetilebildiğini ifade etti.
MS, MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNİ ETKİLİYOR
Dünya MS Günü’nün yalnızca bir hastalığı değil, aynı zamanda umut, dayanışma ve bilimsel ilerlemeleri gündeme taşıyan önemli bir farkındalık günü olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tekin, Multipl Skleroz’un beyin ve omuriliği etkileyen kronik bir hastalık olduğunu söyledi.
Bağışıklık sisteminin, sinir liflerini koruyan miyelin kılıfa saldırması sonucu ortaya çıkan hastalıkta sinir iletiminin yavaşladığını belirten Tekin, bunun çeşitli nörolojik belirtilere yol açtığını kaydetti. Hastalığın en sık genç erişkinlerde görüldüğünü ve kadınlarda daha yaygın olduğunu ifade eden Tekin, belirtilerin kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini dile getirdi.
BELİRTİLER KİŞİDEN KİŞİYE DEĞİŞEBİLİYOR
MS hastalarında görme kaybı veya bulanık görme, kol ve bacaklarda uyuşma ile karıncalanma hissi, denge bozukluğu, yürüme güçlüğü, kas güçsüzlüğü, yoğun yorgunluk, dikkat eksikliği ve hafıza sorunlarının sık görülen belirtiler arasında yer aldığını aktaran Tekin, bazı belirtilerin geçici olabildiğini, bazılarının ise hastalığın seyrine bağlı olarak kalıcı etkiler bırakabildiğini söyledi.
“MS ARTIK ÇARESİZ BİR HASTALIK DEĞİL”
Nöroloji ve nöroimmünoloji alanındaki gelişmeler sayesinde günümüzde MS’e yönelik çok sayıda etkili tedavi seçeneğinin bulunduğunu belirten Doç. Dr. Selma Tekin, erken tanı, düzenli takip ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarının hastalığın kontrol altına alınmasında önemli rol oynadığını ifade etti.
Tekin, uygulanan tedaviler sayesinde hastalık ataklarının büyük ölçüde önlenebildiğini, yeni lezyon oluşumunun azaltılabildiğini ve hastaların yaşam kalitesinin korunabildiğini vurguladı.
TOPLUMA ÖNYARGILARI AZALTMA ÇAĞRISI
MS’in bulaşıcı bir hastalık olmadığını belirten Tekin, doğru tedavi ve takip süreçleriyle hastaların eğitim hayatlarını, mesleklerini, akademik çalışmalarını ve sosyal yaşamlarını aktif şekilde sürdürebildiklerini söyledi.
Toplumun da bu süreçte önemli bir sorumluluğu bulunduğunu ifade eden Tekin, önyargıların azaltılması, empati kültürünün güçlendirilmesi ve görünmeyen engellerin fark edilmesi gerektiğini belirtti. Dünya MS Günü dolayısıyla farkındalığın artırılmasının ve hastalara destek olunmasının önemine dikkat çeken Tekin, bilimin ışığında umut ve dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.




