LAM KLİNİĞİ HASTALARI BULUŞTURDU

Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri bünyesinde kurulan Türkiye’nin ilk uluslararası onaylı LAM Kliniği, nadir görülen LAM hastalarıyla Denizli’de bir araya gelerek hem bilimsel hem de sosyal bir buluşmaya imza attı.

Türkiye’nin uluslararası onaylı ilk LAM Kliniği, sekiz ay önce Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri bünyesinde, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Göksel Altınışık Ergür yönetiminde hizmet vermeye başladı. Nadir görülen LAM (Lenfanjiyoleyomiyomatozis) hastalığına yönelik sağlık hizmetleri, üniversitenin güçlü altyapısı ve tele-tıp uygulamaları sayesinde hem hastaneye gelen hem de uzaktan bağlanan hastalara ulaştırılıyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dâhil geniş bir coğrafyadan sevk alan klinikte takip edilen hasta sayısının 25’e ulaştığı bildirildi. Klinik, nadir hastalıklara yönelik Türkiye’de önemli bir referans merkezi olma yolunda ilerliyor.

LAM KLİNİĞİ HASTALARI BULUŞTURDU

BİYOPSİ GEREKTİRMEYEN TEST PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ’NDE

LAM hastalığının kesin tanısında kritik öneme sahip olan ve Türkiye’de yapılamayan serum VEGF-D test kiti yurtdışından temin edilerek Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri’nde yürütülen bilimsel araştırma kapsamına alındı. Tamamen ücretsiz olarak sunulan test sayesinde, Türkiye’nin birçok ilinden hastaların Pamukkale Üniversitesi’ne randevu talebinde bulunduğu belirtildi.

“NADİR HASTALIKLARDA FARKINDALIK ARTIRIYORUZ”

LAM Klinik Türkiye Direktörü Prof. Dr. Göksel Altınışık Ergür, Dünya LAM Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada hastalığın nadir görülmesi nedeniyle yeterince bilinmediğini ifade etti. LAM’ın özellikle kadınlarda görülen ve milyonda 20 oranında rastlanan bir akciğer hastalığı olduğunu belirten Ergür, dünya genelinde farkındalık çalışmalarının arttığını söyledi. Türkiye LAM Kliniği’nin Amerika, Avrupa, Çin ve Japonya başta olmak üzere uluslararası hasta temsilcileriyle iş birliği içinde çalıştığını da aktardı. Ergür ayrıca, biyopsi yapılmadan tanı koymaya imkân sağlayan serum VEGF-D testinin Türkiye’de uygulanabilir hale getirilmesi için yürütülen bilimsel çalışmanın önemine dikkat çekti.

LAM KLİNİĞİ HASTALARI BULUŞTURDU

HASTALAR VE YÖNETİM BİR ARAYA GELDİ

Türkiye’nin farklı illerinden Denizli’ye gelen 14 LAM hastası, Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri’nde muayene ve tetkiklerini tamamladıktan sonra üniversite yönetimiyle bir araya geldi. Hastalar, Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör ve Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Türkçüer ile görüşerek sorunlarını doğrudan iletme imkânı buldu. Buluşmanın hastalara yalnız olmadıklarını hissettirdiği belirtildi.

REKTÖR GÜNGÖR: “NADİR HASTALIKLARDA ULUSAL REFERANS NOKTASIYIZ”

Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmud Güngör, üniversitenin yalnızca bölgesel değil, nadir hastalıklar alanında ulusal ve uluslararası bir referans merkezi olma hedefiyle hareket ettiğini söyledi. Güngör, Türkiye’nin ilk uluslararası onaylı LAM Kliniği ile birlikte yürütülen ücretsiz serum VEGF-D test altyapısının bu vizyonun somut göstergesi olduğunu ifade ederek, akademik kadro ve teknolojik imkânlarla hastalara destek vermeye devam edeceklerini belirtti.

LAM KLİNİĞİ HASTALARI BULUŞTURDU

MULTİDİSİPLİNER BİLİMSEL TOPLANTI DÜZENLENDİ

Dünya LAM Farkındalık Ayı kapsamında Denizli Tabip Odası’nda düzenlenen hasta eğitimi ve bilgilendirme toplantısında Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri görev aldı. Toplantıda Prof. Dr. Göksel Altınışık Ergür (Göğüs Hastalıkları), Doç. Dr. Derya Kılıç Güler (Kadın Hastalıkları ve Doğum), Prof. Dr. Orçin Telli Atalay (Fizyoterapi ve Rehabilitasyon) ve Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Öztürk (Göğüs Cerrahisi) bilimsel sunumlar gerçekleştirdi. Etkinliğe ayrıca Koşuyolu Yüksek İhtisas EAH’tan Doç. Dr. Mustafa Vayvada ve Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nden Dr. Nazlı Çetin Beyaz da konuk uzman olarak katıldı.

TÜRKİYE’DE BİR İLK OLARAK KAYDA GEÇTİ

Pamukkale Üniversitesi Rektörlüğü ve Tıp Fakültesi Dekanlığı ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğin, Denizli Tabip Odası ve iş dünyası temsilcilerinin katkılarıyla Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıdığı belirtildi. Etkinliğin nadir hastalıklar alanında uluslararası katılıma açık yeni bir model oluşturabileceği ifade edildi.