İNTERNET DOKTOR DEĞİL!
Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, internet ortamındaki bilgi kirliliğinin sağlık açısından tehlikeli boyutlara ulaşabileceği uyarısı yaptı. Yanlış bilgilerin hasta-hekim güvenini de zedelediğine dikkat çeken Öztürk, “İnternet doktor değil” dedi.
Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, 24 Temmuz Basın Bayramı dolayısıyla Denizli Gazeteciler Cemiyeti ziyaretinde halkın doğru bilgilendirilmesi, doğru habercilik anlayışına dikkat çekti. İnternetteki bilgi kirliliğine işaret eden Öztürk, sağlık haberciliğinin önemine dikkat çekti, internet ortamındaki bilgi kirliliği, hasta-hekim güveni hakkında kritik açıklamalarda bulundu.
"İNTERNETTEKİ YANLIŞ BİLGİLENDİRME TEHLİKELİ BOYUTA ULAŞABİLİYOR"
İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte vatandaşların hastalıklarını arama motorlarından araştırmaya başladığını belirten Öztürk, bu durumun hekimleri zor durumda bıraktığını ifade etti. Yanlış bilgilerin tehlikeli boyutlara varabileceğini vurgulayan Öztürk, “İnternetin hayatımıza iyice girmesi ile pek çok insan, şikayet ve hastalıklarını artık internet üzerinden araştırır hale geldi. Bu da bazen biz hekimleri zora sokan, bazen de yanlış bilgilendirmelere yol açan tehlikeli bir boyuta da erişebiliyor. Bu anlamda basın bizim için çok kıymetli. Özellikle sağlık haberlerinin doğru verilmesi, sağlıkla ilgili, kurumlarla ilgili doğru bilgilendirmelerin yapılması çok önemli" şeklinde konuştu.
“SOSYAL MEDYADA BİLGİ KİRLİLİĞİ YAŞANDIĞINI GÖRDÜK"
Sağlık sektöründe güven unsurunun hayati bir rol oynadığını hatırlatan Öztürk, hasta ile hekim arasındaki bağın korunması gerektiğini belirtti. Bilgi kirliliğinin tedavileri aksatabildiğine değinen İl Sağlık Müdürü Öztürk, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bizim hasta ve hekim, hasta ve sağlık çalışanı olarak güvene dayalı bir ilişkimiz var. Eğer hastanız size güvenmezse ya da hastanız sizin kurumunuza güvenmezse, bu ilişkiyi doğru şekilde yürütmeniz, doğru şekilde hastanızı ikna ederek tedavi edebilmeniz mümkün değil. O yüzden bilgi kirliliği özellikle bizim sektörde çok önemli. Özellikle aşılarda bunu yaşadık. Hâlâ pek çok alanda yanlış bilgilerin ortada, sosyal medyada dolaşmasıyla bazı vatandaşlarımız bazen yanlış yöne doğru kayabiliyor ve gerçek tedaviye başlamada sıkıntı yaşayabiliyor."
Sağlıkta yapay zekanın bilinçsiz kullanımı ve vatandaşların raporlarını yapay zekada yorumlatmaları ile ilgili soruyu yanıtlayan Öztürk, yapay zekanın veri yüklendikçe, bilgi haznesinden süzerek daha çok bilgi vereceğine işaret ederek, “Aslında şu anda yapılan şey bu denemelerle yapay zekaları beslemek. Hastalıkla ilgili, yapay zekayı sorduğunuz şeylerle ilgili yapay zeka iyi beslenmişse eğer size bir bilgi verebilir. Ama iyi beslenmemişse o konuda elinde yeterli veri yoksa sizi yanıltır. Yapay zekaya tam olarak güvenmeyiz. Bu riskli bir durum demek.” şeklinde yanıtladı.
Bazı görüntülemelerin okunmasında şu an yapay zekanın kullanılabildiğini dile getiren Öztürk, Elektrokardiyografi (EKG) sonucunu yapay zekanın normal bir durum olarak okurken, kardiyoloji uzmanının aynı hasta için hayati risk görmesi örneğini verdi ve bu konuda yapay zekaya güvenilmemesi gerektiğini kaydetti.




