PAÜ HASTANELERİNDEN KUDUZ UYARISI

Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Tuğba Sarı, Kuduz Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kuduz hastalığı, korunma yöntemleri ve riskli temas sonrasında yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi. Sarı, özellikle temas sonrası doğru yara bakımının ve zamanında sağlık kuruluşuna başvurmanın hayati önem taşıdığını belirtti.

 

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Tuğba Sarı, kuduz hastalığının halk sağlığını tehdit etmeye devam ettiğini belirterek, hastalıktan korunma yolları ve riskli temas sonrasında uygulanması gerekenler hakkında açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Tuğba Sarı, “Ülkemizde her yıl binlerce kişi kuduz riskli temas nedeniyle hastanelere başvurmaktadır. Kuduz semptomları başladıktan sonra hastalık ölümcül seyretmektedir. Bu nedenle doğru yara bakımı ve zamanında yapılan aşılama hayat kurtarmaktadır. Halk sağlığını tehdit etmeye devam eden kuduz hastalığına ve korunma yollarına dikkat çekmek istiyorum” dedi.

İnsanlarda ve birçok memeli hayvanda beyin ve omurilik iltihabına (ensefalomiyelit) yol açan kuduzun, semptomların ortaya çıkmasının ardından ortalama 18 gün içinde ölümle sonuçlanabilen akut viral bir zoonotik hastalık olduğunu belirten Sarı, dünya genelinde her yıl 40 bin ila 100 bin kişinin kuduz nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade etti.

Türkiye’nin Avrupa kıtasında köpek kaynaklı kuduzun görüldüğü nadir ülkelerden biri olduğunu belirten Sarı, ülkemizde her yıl 200 binden fazla vatandaşın kuduz riskli temas nedeniyle aşılandığını söyledi. Bu durumun ciddi bir ekonomik ve toplumsal sağlık yükü oluşturduğunu aktaran Sarı, vakaların büyük çoğunluğunun sahipsiz kedi ve köpekler ile yaban hayatından yeterince korunamayan evcil hayvanlardan kaynaklandığını belirtti.

KUDUZDA KULUÇKA SÜRESİ DEĞİŞKENLİK GÖSTEREBİLİYOR

Virüs taşıyan kedi ve köpeklerde mutlaka 10 gün içerisinde ölüm gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Sarı, kuduz bir hayvan tarafından ısırılmanın ardından hastalığın kuluçka süresinin genellikle 14 ila 90 gün arasında değiştiğini ifade etti.

Kuluçka süresinin daha uzun da olabileceğini belirten Sarı, “Kuluçka süresi dört gün kadar kısa olabildiği gibi tıbbi literatürde 27 ay, 6 yıl ve hatta 19 yıla kadar uzayan vakalar da bildirilmiş durumda. Klinik bulgular ortaya çıktıktan sonra ne yazık ki modern tıbbın yapabileceği çok az şey kalıyor. Hastalığın özel bir tedavisi bulunmuyor ve hastalar yoğun bakım şartlarında kaybediliyor. Semptomlar başladıktan sonra yapılan aşılar da fayda sağlamıyor. Bu nedenle riskli temas sonrasında belirtilerin ortaya çıkmasını beklemeden sağlık kuruluşuna başvurmak hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

“HAYAT KURTARAN İLK ADIM: 15 DAKİKA BOYUNCA SU VE SABUN”

Kuduz şüpheli bir hayvan tarafından ısırılma veya tırmalanma durumunda yapılması gereken ilk uygulamanın temas bölgesini vakit kaybetmeden bol su ve sabunla en az 15 dakika boyunca yıkamak olduğunu belirten Prof. Dr. Tuğba Sarı, ardından en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurulması ve gerekli değerlendirmelerin yapılması gerektiğini söyledi.

Kuduzdan korunmada sahipsiz hayvanlarla doğrudan temastan kaçınmanın, evcil hayvanların aşılarını düzenli yaptırmanın ve kuduz riski taşıyan herhangi bir temas sonrasında zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmanın büyük önem taşıdığını vurgulayan Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şüpheli bir temas anında zaman kaybetmeden uygulanması gereken en önemli adımlardan biri doğru yara bakımıdır. Virüsün sinir sistemi boyunca ilerleyerek beyne ulaşmasını engellemek için yara bölgesinin basınçlı ve bol suyla, su ve sabun kullanılarak 10-15 dakika boyunca etkin şekilde temizlenmesi gerekiyor. Bu basit ancak hayati uygulamanın kuduz bulaşma riskini önemli ölçüde azalttığını biliyoruz.”

KAFA, BOYUN VE YÜZ BÖLGELERİNDEKİ YARALANMALARA DİKKAT

Yara bakımı yapıldıktan sonra vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirten Sarı, özellikle kafa, boyun ve yüz gibi beyne yakın bölgelerde meydana gelen yaralanmalar ile parmaklar gibi sinir dokusunun yoğun olduğu bölgelerdeki yaralanmaların daha yüksek risk taşıdığını ifade etti.

Prof. Dr. Sarı, bu tür temaslarda sağlık kuruluşuna başvurunun geciktirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Sağlık kuruluşlarında ücretsiz olarak uygulanan modern kuduz aşıları ve gerekli durumlarda kullanılan kuduz immünoglobulini (RIG), doğru dozda ve zamanında uygulandığında hastalıktan korunmada son derece yüksek başarı sağlıyor” dedi.

Kuduzla mücadelede yalnızca temas sonrası uygulanan tedavilerin değil, toplumun bilinçlendirilmesi ve koruyucu önlemlerin yaygınlaştırılmasının da önem taşıdığını belirten Sarı, riskli temas vakalarının kayıtlarının düzenli tutulması, yaban hayvanlarına yönelik ağızdan kuduz aşısı ile aşılama çalışmalarının kararlılıkla sürdürülmesi ve evcil hayvanların düzenli olarak aşılanması gerektiğini söyledi.