EKLEMLERDE KALICI HASARA NEDEN OLABİLİR
PAÜ Hastaneleri Romatoloji Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yiğit, sedef hastalığının eklemleri de etkileyebileceğini belirterek erken tanının önemine dikkat çekti.
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Romatoloji Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yiğit, sedef hastalığı (psoriasis) ve bu hastalıkla ilişkili gelişebilen psöriatik artrit hakkında açıklamalarda bulundu. Sedef hastalığının yalnızca ciltte kızarıklık ve pullanmayla sınırlı olmadığını belirten Yiğit, bağışıklık sistemindeki değişikliklere bağlı olarak eklemlerde de iltihaplanma görülebileceğini söyledi.
SEDEF HASTALARININ YAKLAŞIK BEŞTE BİRİNDE GÖRÜLEBİLİYOR
Psöriatik artritin eklemleri, omurgayı ve tendonların kemiğe bağlandığı bölgeleri etkileyen kronik iltihaplı bir romatizmal hastalık olduğunu ifade eden Yiğit, bilimsel araştırmalara göre sedef hastalarının yaklaşık yüzde 20'sinde bu rahatsızlığın gelişebildiğini belirtti. Bu oranın farklı hasta gruplarında değişebildiğini vurgulayan Yiğit, erken teşhisin kalıcı eklem hasarını önlemek açısından önem taşıdığını kaydetti.
EKLEM AĞRISI, SABAH TUTUKLUĞU VE ŞİŞLİĞE DİKKAT
Hastalığın belirtilerine değinen Yiğit, eklem ağrısı, şişlik, hareket kısıtlılığı ve özellikle sabah saatlerinde hissedilen uzun süreli tutukluğun önemli işaretler arasında bulunduğunu söyledi.
El ve ayak parmaklarının tamamen şişerek “sosis parmak” görünümü almasının yanı sıra topuk ağrısı, bel ve sırtta tutukluk ile tırnaklarda çukurlaşma, kalınlaşma ve ayrılma gibi değişikliklerin de görülebileceğini belirtti.
Yiğit, “Önemli bir nokta, ciltteki sedef hastalığının hafif olmasının eklem hastalığının da hafif olacağı anlamına gelmemesidir. Bazı hastalarda belirgin cilt bulguları olmadan da eklem iltihabı gelişebilir” dedi.
FAZLA KİLO HASTALIK RİSKİNİ ARTIRABİLİYOR
Fazla kilonun psöriatik artrit gelişme riskindeki artışla ilişkili olduğunu belirten Yiğit, hastalığı bulunan kişilerde de tedavi hedeflerine ulaşmayı zorlaştırabileceğini ifade etti.
Sağlıklı vücut ağırlığının korunması, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme ve eşlik eden hastalıkların kontrol altında tutulmasının tedavi sürecini destekleyebileceğini söyledi.
“GÜNCEL TEDAVİLERLE AKTİF VE SAĞLIKLI BİR YAŞAM MÜMKÜN”
Psöriatik artrit tedavisinde önemli gelişmeler yaşandığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Murat Yiğit, geleneksel ilaçların yanı sıra biyolojik ve hedefe yönelik tedavilerle hastalığın kontrol altına alınabildiğini, birçok hastada düşük hastalık aktivitesi veya remisyon sağlanabildiğini açıkladı.
Yiğit, “Tedavinin temel amacı yalnızca ağrıyı azaltmak değil, iltihaplanmayı kontrol etmek, kalıcı eklem hasarını önlemek ve hastaların günlük yaşamlarını mümkün olduğunca kısıtlanmadan sürdürebilmelerini sağlamaktır” ifadelerini kullandı.
Tedavinin hastanın eklem ve cilt tutulumuna, diğer sağlık sorunlarına ve bireysel ihtiyaçlarına göre planlanması gerektiğini belirten Yiğit, ilaçların hekim önerisi dışında bırakılmaması ve düzenli romatoloji kontrollerinin aksatılmaması konusunda uyardı.
ERKEN TANI VE DÜZENLİ KONTROL VURGUSU
Dünya Psoriasis Günü kapsamında farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Yiğit, sedef hastalarının yeni başlayan eklem şikâyetlerini önemseyerek gerektiğinde romatoloji uzmanına başvurmasını önerdi.
Sigaranın bırakılması, yeterli uyku ve kişinin fiziksel durumuna uygun egzersizlerin hastalık yönetimine katkı sağlayacağını ifade eden Yiğit, “Psöriatik artritiniz varsa yalnızca eklemlerinizi değil, bütün sağlığınızı önemseyin. Erken tanı, kişiye uygun tedavi, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve düzenli sağlık kontrolleriyle psöriatik artritin olumsuz etkilerini azaltmak ve yaşam kalitesini korumak mümkündür” dedi.




