YAPAY ZEKA ZİHİNLERE SAHTE ANILAR YERLEŞTİRİLİYOR

Yapay zeka teknolojileriyle üretilen milyarlarca sahte görsel ve video, dijital dezenformasyonun ötesine geçerek insan hafızasını tehdit etmeye başladı. Uzmanlar, bu içeriklerin bireylerde hiç yaşanmamış olayları gerçekmiş gibi hatırlatan "sahte anı" sendromuna yol açtığı ve zihinsel süreçleri kalıcı olarak değiştirebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

Yapay zeka teknolojisinin görsel ve video üretimindeki yükselişi durdurulamaz bir hızla devam ederken, ortaya çıkan istatistikler durumun vahametini gözler önüne seriyor. Güncel verilere göre, üretken yapay zeka modelleri aracılığıyla günde yaklaşık 34 milyon yeni görsel oluşturulurken, 2022 yılından bu yana toplamda 15 milyar sahte görselin üretildiği tahmin ediliyor. Sosyal medya platformlarında paylaşılan görsellerin yaklaşık yüzde 71'inin yapay zeka kaynaklı olduğu belirtilirken, sadece TikTok gibi geniş kitlelere hitap eden platformlarda 1,3 milyardan fazla yapay zeka etiketli videonun bulunduğu raporlanıyor.

BEYİN GÖRSEL BİLGİYE GÜVENİYOR

Uzmanlara göre, gerçeğinden ayırt edilmesi zor olan bu sahte içerikler, bireylerin hiç yaşanmamış olayları anımsadığına inanmasına neden olarak "sahte hafıza" riskini artırıyor. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Media Lab tarafından yürütülen kapsamlı bir çalışmada, yapay zeka ile düzenlenmiş görsellere maruz kalan katılımcıların, diğerlerine oranla yaklaşık iki kat daha fazla sahte anı oluşturduğu tespit edildi. Çalışma sonuçları, katılımcıların gerçekte yaşanmamış olaylara ilişkin ayrıntılı anılar hatırladığını ve beynin görsel bilgiyi "güçlü ve güvenilir bir kaynak" olarak kodlaması nedeniyle bu sahte hatıralara yüksek düzeyde güven duyduğunu ortaya koydu.

"DÜRÜST YALANCI DEDİĞİM KİŞİLERİ İNCELİYORUM"

ABD'deki California Üniversitesi Irvine Kampüsü'nde görev yapan Psikolog Prof. Elizabeth Loftus, yapay zeka ürünlerinin insanların anılarını çarpıtabileceğini ve zamanla gerçekmiş gibi hatırlamalarına yol açabileceğini vurguladı. Zihinlerine sahte anılar yerleştirildiğinde insanların bunlara gerçekten inandıklarına dikkat çeken Loftus, durumu şu sözlerle açıkladı: "Ben 'dürüst yalancı' dediğim kişileri inceliyorum. Bu kişiler, söylediklerine içtenlikle inanıyorlar ama söyledikleri şeyler aslında yanlış." Loftus ayrıca, yapay zeka araçlarının otobiyografik anıları kalıcı biçimde değiştirme riski taşıdığını belirterek, "İnsanların hafızasına yeni şeyler eklemek, mevcut anıları değiştirmek ya da bozmak mümkün." değerlendirmesinde bulundu.

SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN KULLANILABİLİR

Araştırmacıların yapay zeka üretimi içeriklerin hafızayı bozmasına karşı korunma yöntemleri üzerine eğilmesi gerektiğini belirten Loftus, teknolojinin olumlu amaçlarla da kullanılabileceğine işaret etti. Geçmişte insanlara yağlı yiyecekler tükettiklerinde hasta olduklarına dair sahte anılar yerleştirerek beslenme alışkanlıklarını değiştirdiklerini anlatan Loftus, "Belki yapay zeka teknolojisini, insanların daha sağlıklı beslenmesini ve daha sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlayacak tercihleri oluşturmak için kullanabiliriz. Bu, olumlu bir kullanım olabilir." ifadelerini kullandı.

"TEK BİR KELİME BİLE HAFIZAYI ÇARPITABİLİR"

Polonya'daki Sosyal ve Beşeri Bilimler Üniversitesinden (SWPS) Dr. Magdalena Kekus ise insan hafızasının esnek yapısına dikkat çekerek, bireylerin hiç yaşanmamış bir olayı gördüklerinde gerçekliğine kolayca ikna olabildiklerini dile getirdi. Beynin görüntüleri metne kıyasla daha hızlı işlediğini ve görsellerin daha güçlü bir etkiye sahip olduğunu kaydeden Kekus, "Tek bir kelime bile hafızayı çarpıtabilirken görsellerin daha az bilişsel çaba gerektirmeleri nedeniyle daha kolay hatırlanabildiklerini" belirtti. Kekus ayrıca, görsellerin insanlara daha fazla gerçeklik ve tanıklık hissi verdiğini, yüksek duygusal yükleri nedeniyle de daha kalıcı olduklarını ifade etti.

"HAFIZA BİR KAMERA KAYDI DEĞİLDİR"

İnsanların hafızayı bir kamera ya da ses kaydı gibi gördüklerini ancak bu algının yanlış olduğunu anlatan Kekus, belleğin yeniden yapılandırıcı bir süreç olduğunu vurguladı. Bir anının her hatırlandığında beynin onu yeniden oluşturduğunu söyleyen Kekus, sözlerini şu uyarılarla tamamladı: "Zihnimiz, değişmez olduğuna inandığımız anıları bile çarptırabilir. Buradaki mesele, hafızaya güvenmemek değil onun yanılabilir olduğunun farkında olmak." Kekus, bireylerin bir bilginin yanlış olduğunu öğrenseler bile, sahte anıların zaman içinde varlığını sürdürebileceğini ve güvenilir kanıtlar karşısında dahi düzeltmeye direnç gösterebileceğini sözlerine ekledi.