KADDAFİ’NİN OĞLU ÖLDÜRÜLDÜ

Libya'nın devrik lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu ve bir dönem babasının halefi olarak görülen Seyfülislam Kaddafi, Zintan kentinde düzenlenen suikast sonucu hayatını kaybetti.

Libya basınında yer alan ilk bilgilere göre, 53 yaşındaki Seyfülislam Kaddafi, yıllardır ikamet ettiği Zintan kentinde kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerce hedef alındı. Silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Kaddafi’nin ölüm haberi, siyasi danışmanı Abdullah Osman tarafından kamuoyuna duyuruldu. Saldırganların kimlikleri ve cinayetin işlenme koşulları gizemini korurken, Libya resmi makamlarından konuya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

BEDEVİ KILIĞINDA KAÇARKEN YAKALANMIŞTI

Muammer Kaddafi döneminde resmi bir unvanı olmamasına rağmen 2000-2011 yılları arasında ülkenin ikinci adamı olarak kabul edilen Seyfülislam Kaddafi, babasının devrilmesinin ardından kaçmaya çalışırken yakalanmıştı. Bedevi aşiret mensubu kılığına girerek komşu ülke Nijer'e geçmek üzereyken bir göçebe tarafından ihbar edilen Kaddafi, 2011 yılında Zintan'da hapse atılmıştı. Savaş suçları nedeniyle yerel mahkemece kurşuna dizilerek idam cezasına çarptırılmış, ancak 2017 yılında çıkarılan genel af yasasıyla serbest kalmıştı.

SİYASİ KRİZİN ODAĞINDAKİ İSİMDİ

Serbest kaldıktan sonra siyasi hedeflerini sürdüren Seyfülislam Kaddafi, 14 Kasım 2021 tarihinde yapılan başkanlık seçimleri için adaylık başvurusunda bulunmuştu. Ancak Yüksek Seçim Kurulu, cinayet ve savaş suçlarından hakkında kesinleşmiş yargı kararları bulunduğu gerekçesiyle adaylığını iptal etmişti. Bu karara yapılan itirazlar Libya'da siyasi tansiyonun tırmanmasına neden olmuş, neticede seçim süreci çökmüş ve ülkedeki kaos derinleşmişti.

UCM TARAFINDAN DA ARANIYORDU

Seyfülislam Kaddafi sadece Libya içinde değil, uluslararası alanda da tartışmalı bir figür olarak biliniyordu. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), insanlığa karşı suç işlediği ve savaş suçlarına karıştığı gerekçesiyle Kaddafi hakkında yıllar önce tutuklama emri çıkarmıştı. Kaddafi’nin ölümüyle birlikte, Libya’da hem aşiretler arası dengelerin hem de çıkmaza giren siyasi çözüm arayışlarının nasıl bir seyir izleyeceği merak konusu oldu.