EYLEM TOK İÇİN İSTENEN CEZA BELLİ OLDU

İstanbul Kemerburgaz'da Oğuz Murat Aci'nin hayatını kaybettiği trajik kazanın ardından başlatılan soruşturma sonucunda beklenen iddianame tamamlandı. Kaçış sürecini organize ettikleri gerekçesiyle Eylem Tok ve Bülent Cihantimur'un da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında onar yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

İstanbul Kemerburgaz'da 1 Mart 2024 tarihinde meydana gelen ve 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci'nin ölümüyle sonuçlanan kazaya ilişkin yürütülen hukuki süreçte önemli bir aşama kaydedildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle yürütülen soruşturma tamamlanarak olayın tüm detaylarını içeren kapsamlı bir iddianame hazırlandı. İddianame kapsamında, kazayı yapan 17 yaşındaki Timur Cihantimur'un ebeveynleri Bülent Cihantimur ve Eylem Tok ile birlikte şoför Adem Kızıltepe ve Ayşe Ceren Saltoğlu hakkında "suçluyu kayırma" ile "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçlamalarından 1'er yıldan 10'ar yıla kadar hapis cezası istendi. Diğer şüpheli Berna Öcalgiray'ın ise delilleri karartma suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, hazırlanan bu dosya değerlendirilmek üzere İstanbul Asliye Ceza Mahkemesine sevk edildi.

SÜREKLİ TELEFONLA KONUŞUYORDU

İddianamede, olay anına tanıklık eden ve Timur Cihantimur ile aynı araçta bulunan bilgi sahiplerinin ifadelerine detaylı bir biçimde yer verildi. Soruşturma kapsamında dinlenen tanıklar, kaza anını "Timur aracı çok hızlı kullanıyordu ve kazanın ardından hızla olay yerinden ayrıldık. O esnada Timur sürekli telefonla konuşuyordu ve sonrasında yaşanan hiçbir şeyi görmedik." sözleriyle doğrudan savcılığa aktardı. Şüpheli Cihantimur'un kaza sonrası ilk olarak şoförü Adem Kızıltepe ile ardından da annesi Eylem Tok ile irtibat kurduğu tespit edildi. Olay anında yanında Ayşe Ceren Saltoğlu bulunan Eylem Tok'un ise kaza haberini alır almaz eski eşi Bülent Cihantimur'a durumu bildirdiği kayıtlara geçti.

KAYIP TELEFON DİKKAT ÇEKTİ

Kazada yaralanan Süleyman Keçici, Hasan Topal, Tahsin Arslan ve İbrahim Gümüş'ün mağduriyetleri iddianamede tek tek sıralanırken, delil karartma çabaları da gün yüzüne çıkarıldı. İbrahim Gümüş'e ait cep telefonunun olay yerinden Z.H. tarafından alınarak K.A. vasıtasıyla Kemer Country sitesinin duvarına bırakıldığı ve güvenliklerce muhafaza edildiği belirtildi. Şüpheliler Adem Kızıltepe, Eylem Tok ve Berna Öcalgiray'ın bu önemli delili ele geçirmek amacıyla siteye gittikleri, güvenlik amirinin telefonu Öcalgiray'a teslim ettiğinin kamera kayıtlarıyla kanıtlandığı ifade edildi. Öcalgiray telefon iddialarını reddetse de, savcılık makamı mevcut deliller ışığında şüphelilerin fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiğine karar vererek bu savunmalara itibar etmedi.

KAÇIŞ PLANI ADIM ADIM

Delillerin toplanmasının ardından Timur Cihantimur'un bulunduğu eve giden Eylem Tok, Bülent Cihantimur, Ayşe Ceren Saltoğlu ve Adem Kızıltepe'nin kaçış planını burada devreye soktukları anlaşıldı. Evde yapılan kısa planlamanın ardından Bülent Cihantimur ve Timur'un bir araçla, Eylem Tok ve Ayşe Ceren Saltoğlu'nun ise onları takip eden başka bir araçla yola çıktıkları güzergah kameralarıyla tespit edildi. Yolda araçların durduğu, Timur'un ve valizinin Saltoğlu'nun kullandığı araca aktarıldığı, ardından havalimanına geçilerek anne ve oğulun Mısır üzerinden Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçışlarının adım adım organize edildiği iddianamede vurgulandı.

AYRI SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR

İddianamede, olayın asli faili konumunda bulunan ve yaşı küçük olan Timur Cihantimur'un durumu hakkında da hukuki prosedürün ayrıca işletildiği bilgisine yer verildi. Timur Cihantimur hakkında "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçlamasıyla ayrı bir dosya üzerinden derinlemesine soruşturma yürütüldüğü ifade edildi. Olayın üzerinden yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen Türkiye'ye dönmeyen, ancak Boston'da yakalanarak Şubat 2025'te iadelerine karar verilen anne ve oğulun durumu ciddiyetini korurken; Eylem Tok hakkında çıkarılan tutuklamaya yönelik yakalama kararı ve kırmızı bülten formunun da halen aktif olduğu belgelendi.