PAKİSTAN AFGANİSTAN’A SAVAŞ İLAN ETTİ
Türkiye'nin arabuluculuğuyla sağlanan ateşkesin bozulmasının ardından Pakistan yönetimi, Afganistan'a resmen savaş ilan ettiğini duyurdu. İki ülke sınırı olarak kabul edilen Durand Hattı boyunca şiddetli çatışmalar yaşanırken, taraflar yüzlerce can kaybı olduğunu iddia ediyor.
Türkiye'nin geçtiğimiz aylardaki diplomatik girişimleri ve arabuluculuğuyla bölgede sağlanan barış ortamı tamamen ortadan kalktı. İki ülke sınırı olarak bilinen Durand Hattı üzerinde başlayan karşılıklı saldırıların ardından, Pakistan kanadından durumun ciddiyetini ortaya koyan resmi bildirimler yapıldı. Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada süreci "Artık aramızda açık savaş var." sözleriyle özetledi. Süreci normal seviyede tutmak adına uzun süredir diplomasi yürüttüklerini vurgulayan Asıf, "NATO güçlerinin çekilmesinin ardından Afganistan'da barışın sağlanacağı ve Taliban'ın Afgan halkının çıkarlarına ve bölgedeki barışa odaklanacağı bekleniyordu. Ancak Taliban, Afganistan'ı Hindistan'ın bir kolonisi haline getirdi." ifadelerini kullandı. Savunma Bakanlığı yetkilileri de yaptıkları değerlendirmelerde artık sabırlarının taştığını vurgularken, Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi de yine X üzerinden yayınladığı mesajda Afganistan tarafından gerçekleştirilen saldırıları kınadığını bildirdi.
KABİL VE KANDAHAR VURULDU
Bölgede tansiyonun yükselmesiyle birlikte askeri operasyonların bilançosu da netleşmeye başladı. Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, şahsi sosyal medya hesabı üzerinden operasyonların detaylarını kamuoyu ile paylaştı. Kabil, Paktia ve Kandahar bölgelerindeki bazı stratejik hedeflerin vurulduğunu aktaran Tarar, harekatlar neticesinde Afgan tarafında yüz otuz üç kişinin hayatını kaybettiğini ve iki yüzden fazla kişinin de yaralandığını öne sürdü. Ölü sayısının ilerleyen saatlerde daha da artabileceğine dikkat çeken Tarar; yirmi yedi mevziinin imha edildiğini, dokuz noktanın ise kendi kontrollerine geçtiğini iddia etti. Bakan Tarar'ın açıklamalarına göre, aralarında iki kolordu ve üç tugay karargahının da bulunduğu çok sayıda askeri mevzi ile seksenin üzerinde araç ve silah tamamen kullanılamaz hale getirildi. Tarar ayrıca, Afganistan'ın olası misillemelerine karşı askeri karşılık vermeye devam edeceklerinin altını çizdi.
AFGANİSTAN'DAN MİSİLLEME GELDİ
Pakistan'ın bu ağır bilançolu açıklamalarına karşılık, Afganistan cephesinden de benzer şekilde yüksek kayıpların yaşandığına dair iddialar ortaya atıldı. Tolo News'ün servis ettiği habere göre, Afganistan yönetimi Sözcü Yardımcısı Hamdullah Fıtrat, kendi güçlerinin düzenlediği misilleme operasyonlarında elli beş Pakistan askerinin öldüğünü ileri sürdü. Yirmi üç askerin cesedine ulaşıldığını ve çok sayıda silahın ele geçirildiğini belirten Fıtrat, ayrıca Pakistan ordusuna ait bir askeri karargah ile on dokuz ayrı kontrol noktasının kendi denetimlerine geçtiğini iddia etti. Çatışmaların kapsamına dair bir başka açıklama da Afganistan yönetimi sözcüsü Zabihullah Mücahid'den geldi. Mücahid, Durand Hattı boyunca konuşlanmış olan Pakistan'a ait askeri tesislere yönelik son derece kapsamlı askeri operasyonların başlatıldığını kamuoyuna duyurdu.
KRİZİN PERDE ARKASI
İki ülke arasında açık bir savaşa dönüşen bu krizin temelinde, son dönemde artan terör eylemleri ve sınır güvenliği anlaşmazlıkları yatıyor. Pakistan Enformasyon Bakanlığı, ülke sınırları içerisinde meydana gelen bombalı eylemlerin ardından, sınır hattında "terör kampı" olarak sınıflandırdığı yedi farklı noktanın hedef alındığını duyurmuştu. Bu operasyonlara dair Pakistan İçişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Talal Chaudhry ise kamuoyuna yaptığı bilgilendirmede, "Afganistan sınırı boyunca düzenlenen saldırılarda yaklaşık 70 teröristin etkisiz hale getirildiğini" bildirmişti. Sınır hattındaki bu hava harekatlarının ardından Afganistan Kızılayı, saldırılar sonucunda on sekiz kişinin yaşamını yitirdiğini ve çok sayıda sivilin yaralandığını açıklamıştı. Yaşanan kayıplar üzerine Afganistan Savunma Bakanlığı, Pakistan güçlerine karşı en uygun zamanda "uygun ve ölçülü yanıt verileceği" uyarısında bulunurken; Kabil yönetimi de Pakistan'ın Kabil Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığına çağırarak diplomatik yollardan resmi bir protesto notası vermişti.




