ABD'DE 'KRAL YOK' AYAKLANMASI: 9 MİLYON KİŞİ SOKAĞA DÖKÜLDÜ

ABD genelinde "No Kings Day" (Kral Yok Günü) adı altında düzenlenen protestolar kapsamında yaklaşık 9 milyon kişi, hükümetin uyguladığı politikalara tepki göstermek amacıyla sokağa indi. Katılımcı sayısıyla tarihi bir rekor kıran eylemler, başkent Washington ve New York başta olmak üzere ülkenin büyük metropollerinde hayatı durma noktasına getirdi.

Amerika Birleşik Devletleri'nde "Indivisible" hareketinin koordinatörlüğünde organize edilen "No Kings Day" (Kral Yok Günü) protestolarının, ülke genelinde eş zamanlı olarak başlatıldığı bildirildi. Düzenlenen üç binden fazla etkinliğe katılanların sayısının, akşam saatleri itibarıyla 9 milyonu aştığı kaydedildi. Organizatörler tarafından kamuoyu ile paylaşılan verilerde, bu rakamın ülke tarihindeki en yüksek katılımlı siyasi eylem rekorunu kırdığı vurgulandı. Gösterilerin, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ikinci döneminde yürürlüğe koyduğu sert iç ve dış politikalara tepki amacıyla gerçekleştirildiği ifade edildi.

Protestolar kapsamında New York'un Manhattan bölgesinde on binlerce kişinin Fifth Avenue'yu (Beşinci Cadde) trafiğe kapattığı, Times Meydanı'nın ise göstericilerin akınına uğradığı aktarıldı. Güvenlik güçlerinin, Midtown bölgesinde yürüyüş yapan kalabalığa alan açmak amacıyla normal şartlarda yoğun olan caddeleri trafiğe kapatmak zorunda kaldığı belirtildi. Başkent Washington D.C., Los Angeles, Chicago ve Minneapolis gibi büyük metropollerde de benzer kalabalıkların toplanarak yaşamı durma noktasına getirdiği rapor edildi. Gösterilerin yalnızca devasa şehirlerle sınırlı kalmadığı, muhafazakâr olarak bilinen küçük kasabalarda dahi on binlerce kişinin sokaklara döküldüğü gözlemlendi.

TARİHİ EYLEMİN DÖRT TEMEL NEDENİ

Uluslararası haber ajanslarının analizlerine göre, söz konusu kitlesel eylemlerin tarihi boyutlara ulaşmasında dört temel faktörün rol oynadığı ifade edildi. Bu faktörlerin başında, şubat ayının sonunda başlatılan ve ucu açık bir savaşa dönüşmesinden endişe duyulan askeri müdahalelerin geldiği aktarıldı. İkinci temel neden olarak, savaş ortamının tetiklediği benzin fiyatlarındaki artışın ve tırmanan enflasyonun orta sınıf üzerinde yarattığı ekonomik baskı gösterildi. Ayrıca, Başkan Trump'ın kurumları devre dışı bırakarak yayınladığı kararnameler ile sınır hattında yürütülen katı göçmenlik operasyonlarının da kamuoyundaki öfkeyi körüklediği belirtildi.

Eylemler sırasında katılımcıların taşıdığı pankartların ve sergilenen koreografilerin dikkat çektiği bildirildi. Göstericilerin ellerinde "Kral Yok", "Diktatöre Hayır" ve "Trump Git" yazılı dövizlerle yürüyüşlerini sürdürdüğü iletildi. San Francisco sahilinde bir araya gelen ve kendilerini "Krala Hayır" olarak adlandıran bir grubun, insan zinciri kurarak kumlara "Trump Hemen Gitmeli!" yazısını yazdığı raporlandı. Başkentteki eylemcilerin ise Başkan Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance'in dev kuklalarını taşıyarak Beyaz Saray'ın yetki sınırlarını aşmasını protesto ettiği vurgulandı.

DİKKAT ÇEKEN İSİMLER VE YÖNETİMİN TEPKİSİ

Düzenlenen devasa protestolara siyaset, sanat ve sivil toplum dünyasından çeşitli isimlerin de destek verdiği aktarıldı. Ülke çapındaki yürüyüşlere, dünyaca ünlü Amerikalı oyuncu, yapımcı ve yönetmen Robert De Niro'nun da fiilen katılarak kalabalıklara destek sunduğu belirtildi. Öte yandan, gösteriler devam ederken Başkan Yardımcısı Vance tarafından kamuoyuna yönelik bir açıklama yapıldığı kaydedildi. Vance'in sabah saatlerinde kullandığı "İran'dan yakında çıkacağız" ifadelerinin, sokaktaki mevcut gerilimi düşürmekte yetersiz kaldığı tespit edildi.

Eylemcilerin, yönetim kanadından gelen bu açıklamayı samimi bulmadığı ve protestolara devam etme yönünde kesin bir tutum sergilediği iletildi. Göstericiler tarafından yapılan değerlendirmelerde, söz konusu açıklamaların yalnızca "halkı yatıştırma çabası" olarak nitelendirildiği duyuruldu. Güvenlik birimlerinin ülke genelindeki önlemlerini en üst seviyeye çıkardığı ve protestoların seyrinin yakından takip edildiği açıklandı. Daha önce haziran ayındaki gösterilere 5 milyon, ekim ayındakilere ise 7 milyondan fazla kişinin katıldığı hatırlatılırken, mevcut 9 milyonluk eylemin yönetim üzerinde yaratacağı siyasi etkinin belirsizliğini koruduğu ifade edildi.