ABD İLE İRAN ANLAŞTI DENİZ ABLUKASI RESMEN KALDIRILDI

Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından, ABD ordusu İran'a yönelik deniz ablukasını kaldırdı. İsviçre'de 60 gün sürecek müzakere süreci başlarken, ABD kanadından İsrail'e anlaşmaya saygı duyulması yönünde uyarılar yapıldı.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından imzalanan mutabakat zaptı sonrası, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) İran'a yönelik deniz ablukasının kaldırıldığını duyurdu. Arap ve Umman Körfezi üzerinden İran limanlarına yönelik gemi geçiş engellerinin sona erdiği bildirilirken, anlaşmanın uygulanmasını denetlemek amacıyla ABD donanmasına ait büyük gemilerin bölgede kalmaya devam edeceği açıklandı.

İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, yazılı bir açıklama yaparak anlaşmaya dair süreci değerlendirdi. Başlangıçta farklı görüşte olduğunu ancak İran Cumhurbaşkanı ve Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi üyelerinin taahhütleri üzerine mutabakata onay verdiğini belirten Hamaney, "ABD tarafı çok fazla talepkar olmak isterse bunu kabul etmeyiz" ifadelerini kullandı.

60 GÜNLÜK MÜZAKERE SÜRECİ BAŞLADI

Barış anlaşmasının nihai şartlarını belirlemek amacıyla öngörülen 60 günlük müzakere süreci resmen başladı. İsviçre'nin Lucerne kentinde düzenlenmesi planlanan ve Pakistan ile Katar'ın arabulucu olarak katılacağı teknik görüşmelere, ABD heyeti adına ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Özel Temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner'in katılacağı açıklandı. Beyaz Saray ve Vance tarafından yapılan son açıklamalarda ise, lojistik hazırlıkların sürmesi nedeniyle İsviçre seyahatinin şimdilik ertelendiği bildirildi.

Sürece dair basın toplantısı düzenleyen Vance, İran'ın nükleer programını yeniden başlatmaması gerektiğini ve yaptırımların ancak teyit edilebilir bir yaklaşım değişikliğiyle kaldırılabileceğini vurguladı. İsrail kabinesinden anlaşmaya yönelik gelen eleştirilere de tepki gösteren Vance, İsrail'in savunma silahlarının üçte ikisinin ABD tarafından sağlandığını hatırlatarak, barış sürecine saygı gösterilmesi ve Lübnan'daki sivil ölümlerinin kabul edilemez olduğu konusunda uyarılarda bulundu.