KAŞİF KOZİNOĞLU SORUŞTURMASINDA HASAN ATİLLA UĞUR GÖZALTINDA
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun Silivri Cezaevi’ndeki şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada yeni gözaltılar yapıldı. Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım ile FETÖ’den ihraç edilen iki eski savcı gözaltına alındı.
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011’de hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor.
Dosyada daha önce feth-i kabir kararı alınmış, mezardan çıkarılan örnekler üzerinden Kozinoğlu’na cezaevinde farklı bir ilaç verilip verilmediğinin araştırılmasına başlanmıştı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma kapsamında dört kişi hakkında yakalama ve gözaltı kararı verildiğini açıkladı. Karar verilen şüpheliler arasında Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile eski jandarma mensubu emekli Albay Hasan Atilla Uğur bulunuyor.
O dönemde dosya hakkında takipsizlik kararı veren ve sonraki yıllarda FETÖ’den ihraç edilen eski savcı Ali İşgören ile olay tarihinde cezaevi savcısı olarak görev yapan ve darbe girişiminin ardından FETÖ’den ihraç edilen Necip Doğan da gözaltı listesinde yer aldı.
UĞUR HAVALİMANINDA GÖZALTINA ALINDI
Hasan Ataman Yıldırım, Ali İşgören ve Necip Doğan, İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.
Hakkında yakalama kararı çıkarıldığında Kıbrıs’ta bulunduğu belirlenen Hasan Atilla Uğur ise Türkiye’ye dönüşünde havalimanında gözaltına alındı. Uğur, işlemlerinin yapılması için Maslak’taki İstanbul İl Jandarma Komutanlığına götürüldü.
Uğur, Türkiye’ye dönmeden önce yaptığı açıklamada akşam saatlerinde İstanbul’a geleceğini ve ifade vereceğini söylemişti. Koğuş arkadaşı Hasan Ataman Yıldırım hakkında da işlem yapıldığını belirten Uğur, savcıların kendisini ifadeye çağırmasını doğal karşıladığını, o gün bildiklerini daha önce anlattıklarını ve yeniden anlatacaklarını ifade etmişti.
HASAN ATİLLA UĞUR KİMDİR?
Hasan Atilla Uğur, kamuoyunda ilk olarak terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın 1999 yılında Türkiye’ye getirilmesinin ardından İmralı’daki sorgu sürecinde yer almasıyla tanındı.
Uğur, ilerleyen yıllarda Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandı ve cezaevinde bulunduğu dönemin bir bölümünde Kaşif Kozinoğlu ile aynı koğuşta kaldı. İlk yargılamada 29 yıl hapis cezasına çarptırılan emekli albay, Yargıtay sürecinin ardından yeniden görülen davada beraat etti. Beraat kararı 2019 yılında kesinleşti.
KURTLAR VADİSİ SENARİSTİNİN İFADESİNDE ADI GEÇTİ
Kurtlar Vadisi dizisinin senaristlerinden Raci Şaşmaz da yürütülen soruşturma kapsamında “bilgi sahibi” sıfatıyla ifade verdi. Şaşmaz’ın ifadesinde Hasan Atilla Uğur’un adı geçti.
Şaşmaz, yönetmen Osman Sınav’ın Uğur ile “Deli Yürek: Bumerang Cehennemi” filminin Diyarbakır’daki çekimleri sırasında tanıştığını anlattı. Çekimlerin jandarma bölgesinde yapılması nedeniyle izin alınması gerektiğini belirten Şaşmaz, Osman Sınav ile Uğur arasındaki dostluğun ilerlediğini ve kendisinin de bu süreçte Uğur ile tanıştığını söyledi.
Uğur ile bireysel bir ilişkisinin bulunmadığını ifade eden Şaşmaz, herhangi bir kişinin dizinin senaryosuna müdahale etmediğini belirtti.
BAKAN GÜRLEK: HİÇBİR SORU İŞARETİ BIRAKILMAYACAK
Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, aradan yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlı olduklarını bildirdi.
Maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü belirten Gürlek; olay tarihinde görev yapan eski Silivri Cumhuriyet Başsavcısı, eski cezaevi savcısı ve Kozinoğlu’nun iki koğuş arkadaşı hakkında yakalama ve gözaltı kararı verildiğini açıkladı.
Gürlek, İstanbul ve Ankara’daki eş zamanlı operasyonlarda üç şüphelinin yakalandığını belirterek Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının da soruşturmaya katkı sunduğunu kaydetti. Ölümün meydana geldiği gece yaşananların, olay sonrasındaki adli işlemlerin, toplanan delillerin ve önceki soruşturma sürecinin hiçbir soru işareti bırakılmayacak şekilde yeniden incelendiğini aktardı.
KOZİNOĞLU’NUN ÖLDÜĞÜ GÜNÜ ANLATMIŞTI
Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunduğu dönemde mahkemeye gönderdiği dilekçede olay gününü anlatmıştı.
Yıldırım’ın anlatımına göre Kozinoğlu, önceki gece rahatsızlanan Hasan Atilla Uğur için sabah saat 06.30’a kadar koğuşta nöbet tuttu. Saat 15.45’te uyanan Kozinoğlu, 16.15’ten itibaren avluda yürüyüş yaptı. Yıldırım 30 dakika, Kozinoğlu ise 60 dakika yürüdü. Ardından odasına çıkan Kozinoğlu, yaklaşık 45 dakika spor yaptı.
Kozinoğlu’nun saat 18.15’te göğsündeki şiddetli ağrı nedeniyle yardım istediğini aktaran Yıldırım, tansiyonunun 12,7’ye 20,5 ölçüldüğünü ve saat 18.17’de acil durum butonuna basıldığını belirtti. Kozinoğlu’na dil altı hapı verildiğini, görevlilerin saat 18.35 sıralarında sedye getirdiğini ve bilinci açık şekilde koğuştan çıkarıldığını kaydetti.
Yıldırım, 112 Acil Sağlık ekibinin yaklaşık saat 18.50’de cezaevine geldiğini, Kozinoğlu’nun Silivri Devlet Hastanesine kaldırıldığını ve saat 19.15’te hayatını kaybettiğini aktardı. Ambulanstaki sağlık müdahalesine ilişkin eksiklikler bulunduğunu ileri süren Yıldırım, Kozinoğlu’nun ilk ağrısının başlamasından yaklaşık bir saat sonra hastaneye ulaştırıldığını iddia etti.
DOSYA NEDEN YENİDEN AÇILDI?
Eski bordo bereli subay ve MİT mensubu olan Kaşif Kozinoğlu, Bosna-Hersek ve Afganistan’da uzun süre görev yaptı. Afganistan’dan Türkiye’ye dönmesinin ardından 2011 yılında tutuklandı.
Kozinoğlu, 12 Kasım 2011’de cezaevinde yaptığı sporun ardından kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Ölümünün, mahkemeye çıkmasına 13 gün kala gerçekleşmesi dikkati çekti.
Kozinoğlu ailesi, onun sporcu olduğunu ve ölümünün normal görünmediğini belirterek olayın araştırılmasını istedi. Açılan soruşturma yaklaşık bir yıl sonra kapatıldı.
Sonraki süreçte Kozinoğlu’nun rahatsızlandığında yardım istediği, gardiyan Ferhat Veysi Gül’ün ise sesin duyulmasını önlemek amacıyla radyonun sesini açtığı iddia edildi. Gül’ün daha sonra FETÖ üyesi olduğunun belirlendiği ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yurt dışına kaçtığı öne sürüldü.
Bu iddialar ile önceki soruşturmalara ilişkin tartışmaların yeniden gündeme gelmesi üzerine dosya tekrar açıldı. FETÖ hakkında önemli bilgilere sahip olduğu belirtilen Kozinoğlu’nun zehirlenmiş olabileceği iddiası da soruşturma kapsamında inceleniyor.
SORUŞTURMADA DÖRT KİŞİ TUTUKLANDI
Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin ilk operasyon 7 Eylül Pazartesi günü gerçekleştirildi. Cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, yakalanan 10 şüpheliden olay tarihinde jandarma eri olarak görev yapan bir kişi tutuklandı. Yedi şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.
İkinci dalga operasyon 10 Eylül Perşembe günü yapıldı. Aralarında bir kameraman, bir muhabir ve sağlık çalışanlarının bulunduğu dokuz şüpheli gözaltına alındı. Mahkeme, gazeteci Selahattin Günday’ın da aralarında bulunduğu üç kişinin tutuklanmasına karar verdi.




